EŞREFOĞLU RUMİ HAYATI

  • Yazının Tarihi: 4 Mart 2019
  • Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Türk şair, mutasavvıf. Eşref-i Rûmî veya Eşrefoğlu Rûmî olarak anılır.

Asıl adı Abdullah’tır. Yine de babasının ismi dolayısıyla genellikle Eşrefoğlu, Eşrefzâde veya İbnül Eşref olarak anılmıştır. İznik doğumlu olduğu için de sık sık İznikî olarak anılmış, yine de en sık kullanılan hitabı Eşref-i Rûmî olmuştur.

İznik doğumlu Abdullah’ın babasının zamanında Mısır’dan Anadolu’ya göçmüştür. Babasının ismi genelde Seyyid Ahmed ül Mısrî olarak geçer. Bu künyedeki Seyyid, şahsın İslam dininin son peygamberi Muhammed’in sülalesine dayandığını gösteren bir ibaredir.

Eşrefoğlu ilk eğitimini İznik’te yapmıştır. Babası ve dedesi mutasavvıf olsa ve tasavvufa da meyli olsa da daha çok ilmi eğitim görmüştür. Orta yaşlarında, bazı söylentilere göre 40 yaşlarındayken, ilim eğitimini sonlandırır ve dönemin ünlü fakihlerinden birinin yanında çalışmaya başlar. Buna rağmen tüm bu zaman boyunca tasavvufa olan ilgisi artmıştır ve sonunda ilmi bir kenara bırakıp tasavvufi hayat tarz ve görüşüne girer. Tasavvufa girişi genellikle o dönemde Bursa’da yaşayan Abdal Mehmet isimli meczup bir veli ile arasında yaşanan bir olaya bağlanır. Fakat bunun gerçekliği tartışmalıdır.

Eşrefoğlu tasavvufi yola giriş yapmak istediğinde Bursa’nın ünlü velilerinden Emîr Sultan’a bağlanmak ister. Fakat Emir Sultan onu Ankara’ya, Hacı Bayram Veli’ye gönderir. Bir süre Hacı Bayram Veli’nin dergâhında kaldıktan sonra, öneri üzerine Hama’daki kâdirî şeyhi Şeyh Hüseyn-i Hamevî’ye gider. Buraya ailesi ile birlikte gider ve bir zaman burada kalır. Sonunda Hama’dan İznik’e geri döndüğünde Eşrefoğlu büyük bir mutasavvıftır. İznik’te başlarda münzevi bir yaşam sürse de daha sonraları halkla iletişime geçmiş kendi tasavvufi görüşünü yaymıştır. Burada Eşrefoğlu Rumi kurucusu olduğu ve Kâdirîliğin bir kolu olan Eşrefîliği yayar. 1469 yılında yine İznik’te vefat eder.

Eşrefoğlu eserlerinde genelde yalın bir Türkçeyi tercih etse de az da olsa Arapça ve Farsça sözcükler de kullanır. Eserlerinde tasavvufi etki rahatlıkla görülebilir. En çok işlediği konu tasavvuf olduğu gibi genellikle kullandığı motifler ve kurgusal unsurlar da tasavvufi imgelerdir. Bunun dışında eserleri genel dini öğütler de içerir. Her ne kadar teknik bakımdan çok büyük başarı göstermese de, Türk tasavvufi halk edebiyatının en önemli isimlerindendir.

Eşrefoğlu’nun en önemli eseri Divan’ı olsa da, Müzekinnüfûs isimli meşhur bir eseri de bulunur. Müzekinnüfûs dini ve tasavvufi nasihatler içeren bir eserdir. Bunlar dışında matbu olmayan fakat yazma nüshalar halinde olan çeşitli eserleri vardır: Tarîkatnâme, Fütüvvetnâme, Delâil ün nübüvve, İbretnâme, Mâziretnâme, Hayretnâme, Elestnâme, Nasîhatnâme, Esrarüttâlibîn, Münâcaatnâme ve Tâcnâme. 


Eserleri

Divan 
Müzekinnüfûs 
Tarîkatnâme 
Fütüvvetnâme 
Delâil ün nübüvve 
İbretnâme 
Mâziretnâme 
Hayretnâme 
Elestnâme 
Nasîhatnâme 
Esrarüttâlibîn 
Münâcaatnâme 
Tâcnâme


Aşk ile viran olan imaret ta ebed
Hardır ol her dü cihan oldu selamet ta ebed
Aşk ile aşka uyanlar göre ma’şuk yüzünü
Nef ile nefse uyan oldu melamet ta ebed
Aşık isen teni terk et canı ko canana git
Tene cana kalanın işi hacalet ta ebed
Sen vücudun safhasından yu gider benlik adın
İki cihan devletinden ol feragat ta ebed
Var riyaset bütin uşat yire sal namusunu
Halk içinde nefsi hor et bul saadet ta ebed
Çek mezellet darına kibr ü kine verme aman
Şöhreti ko külli şöhret oldu afet ta ebed
Kim ki şöhret bendine bunda giriftar olduysa
Akıbet toprak olup kıldı nedamet ta ebed
Yürü var dünya ile fahr eyleme Firavn gibi
Bitmez illa ol tefahürden şakavet ta ebed
Fakr ile fakreyle çün “Elfakrı fahri”der Resul
Mala mülke mağrur olma dime heyhat ta ebed
Cifedir dünya anın talibi itler der Nebi
Cife kovan kişinin işi hasret ta ebed
Cid eliyle can gözüne çek mücahit milini
Nefs ile hiç dostluk etme kıl adavet ta ebed
Meskenet ayinesinde bak cemal-i Dost’u gör
Hep hevalardan beri ol Hakk’a yüz tut ta ebed
Kes enaniyet peşini meskenet sikkiniyle
Kaz çıkar benlik kökünü ardına at ta ebed
İşbu yolda günde bin kez ger seni öldüreler
Teslim ol yüzün çevirme vir iradet ta ebed
Aşıka bu yolda can virmek gerek elbette kim
Şöyledir bu aşk içinde örf ü adet ta ebed
Kim ki can virmedi bunda sa’yi oldu hep heba
Gitmedi nefsinden anın hiç habaset ta ebed
Eşrefoğlu Rumi her kim pendini tutar ise
Görmeye iki cihanda ol melamet ta ebed
Eşrefoğlu Rumi
Share Button
Anahtar Kelime:

Bir Yorum Yazın